Öner Buçukcu Yazıları

Mehmet Şeflerin Ülkesi

Netflix’in kapatılması üzerine geçtiğimiz haftalarda çok tartışma oldu. Ben Netflix’i çok kullananlardanım. Kapatılması yerine yönetilmesinin yollarının bulunması gerektiğini düşünüyorum. Çok ciddi, seyrederek tüketilemeyecek bir içerik söz konusu. İlgi duyduğunuz alana göre çok sayıda belgesel de mevcut. Trotsky ve the Last Tsar dizileri bence oldukça iyiydi. Kraliçe Elizabeth’in serüveni etrafında Britanya’nın dönüşümünün anlatıldığı the Crown bence başarılı. Irishman beni cezbetmedi mesela ama Homeland ve House of Cards (son sezon hariç) iyiydi. Kolombiya’ya gitmeden Kolombiya’yı öğrettiğini zannettiğim Narcos, Türkiye’den bakınca çok keyifli ama Kolombiya’dan bakıldığında hiç heyecan verici değil. Narcos Mexico’ya Meksika’dan bakmayı çok isterdim.

Türkiye eksenli yapımlar ise ciddiye alınabilecek düzeyde değil. Atiye’nin Beren Saat’in malum sahnesi hariç kamuya verdiği pek bir şey olmadı mesela. İstanbul’un fethi ve II. Mehmet’i konu alan Rise of Empires: Ottoman kötünün iyisi. Celâl Şengör’ün tarihçi olarak burada da karşımıza çıkması üzerine düşünmeliyiz.

Neredeyse her yapımda eş cinselliğin görünür olması sadece Türkiye’de değil bizim her kötülüğün anası olarak değerlendirmeyi davranış kalıbı haline getirdiğimiz Batı memleketlerinde de tartışma konusu. Galiba Netflix’e ilişkin en ciddi tartışılması gereken mesele özellikle politik bağlamlı yapımlarda İsrail’in görünürlüğü. Fauda’nın Türkiye’deki İslamcılar tarafından keşfedilememiş olması ilginç. Enver Aysevergillerin ve son dönemde Latin Amerika’ya ilgi duyan “anti-amerikancı islamcıların” the Cuba Libre Story’i izlemelerinin onlar açısından ufuk açıcı olabileceğini düşünüyorum.

Tüm bunları Master Chef adlı yarışma programını 15-20 dakika kadar izledikten sonra yazıyorum. Memleketin neredeyse bütün entelektüelleri belki de hiç içerik seyretmedikleri Netflix’i eleştirmek için (eleştirilmesin demiyorum, eleştirilecek çok şey olduğu muhakkak) sıraya girmişken ülkenin neredeyse hergün açık ara en çok seyredilen programı hakkında konuşmuyor olmaları ilgi çekici geldi bana. Netflix’i izleyen nesil yeni bir felsefenin uç vermesidir belki, peki açık ara Master Chef’i izleyen nesil hangi felsefenin uç vermesidir? Yirmiye yakın insanın aşağılanmak, azarlanmak için Mehmet adlı şefin karşısına geçmesi kimseyi rahatsız etmiyor. Çünkü Türkiye Mehmet Şeflerin ülkesi. Netflix’in rahatsız edici bir tarafı var. Rahatsızlığın normalde pratik olarak karşılık bulması gerekiyor. En kötü düşünceye sevk etmesi bekleniyor. Mesela, Filistin meselesine ilgi duyan bir İslamcı, Fauda’yı eleştirirken ondan daha iyisini ortaya koyabilmenin yollarını araması gerekirken twitter’ın, 280 karakterin konforuna sığınıyor. Bunu yaparken de en kolayını talep ediyor: Devlet müdahalesini. İş üretmenin zorluğundan Mehmet Şef’in her konuda fikir sahibi olmasına benzer twitter kullanıcılığına dönüşen ufuk açıcı olmasa da iç rahatlatıcı kanaat önderliğine geçiş.